Herkese selamlar,
Kürtün Macera Yarışı 2008'deydik. Bu 80 satlik yarışı 16. saatinde bıraktık. Ama güzel bir deneyim yaşadık ve çok şey öğrendik.
Bir kere, henüz bu tür bir yarışı çıkartabilecek güçte bir takım değilmişiz. İlk defa bir MY'de ikimiz de sıfır enerjiye düştük. Dudu da ben de çok yorgunduk ve fiziksel sorunlar başgöstermişti. Özellikle yarışın ilk günündeki bisikletle çıkış parkuru iflahımızı kesti. 2000 metre irtifa kazanılan bu 55 km'lik parkurun çoğunu bisikletler elimizde yürüyerek çıktık. Sırtımızdaki çantaların da ağırlığıyla ezilince sabaha doğru varabildiğimiz PC'de bacak kaslarında çekmeler ve belde ağrıdan muzdariptik. Ayrıca benim sabahın ilk saatlerinde bisikletten düşmem ve sağ omzumu incitmem de üzerine tuz biber ekti.
Bunun dışında malzeme olarak hala çok geride olduğumuzu gördük. Halbuki bu yarış öncesinde biraz arayı kapatmak istemiştik ancak yine de -özellikle yabancı ekipleri görünce- hala önemli bir malzeme eksiğimiz olduğunu görüyoruz. Yakın zamanda kapatmamız da mümkün değil çünkü büyük meblağlar eden malzemeleri bir anda edinmemiz çok zor.
Fiziksel yorgunluk ve malzeme eksikliği dışında yarışı bırakmamıza etki eden faktörler ise organizasyondan kaynaklandı. Hem Team Touareg Turk'un (TTT) için, hem de diğer organizasyonlar için yardımcı olmak adına bu eksiklikleri sıralamakta yarar var.
1) Kürtün 2008, oryantiringsiz bir macera yarışıydı! O nasıl olur demeyin, oluyormuş. Şöyle ki, kullandığımız haritalar 1960'lardan ve 1984'ten kalan haritalardı. Devlet yatırımlarının yoğun olduğu bir bölge olması nedeniyle bu haritalar çok değişmişti. Örneğin üzerinde 2 PC'nin bulunduğu bir göl (Torul Baraj Gölü) haritalarda yoktu! Haritaların geri kalanında da çok sayıda yol yoktu. Özellikle yer şekillerinin "bodoslama" yapmaya elvermediği böyle bir arazide elinizde yolları doğru göstermeyen bir harita olması gerçekten hiç de güven vermiyordu.
2) Haritada izlenecek yol, TTT tarafından belirlenmişti! Yani yol ve yön bulma işini TTT sizin için zaten yapmıştı. "Macera yarışında yön mü bulacaksınız? Burda yönü bulunmuşu var, zahmet etmeyin!" Her takım kendi yolunu bulmadıktan sonra buna MY demek ne kadar doğru emin değilim.
3) Ha zaten belirlenmiş "güvenli" yolun da yarış sırasında yeterince güvenli olmadığı anlaşıldı. Çok sayıda takım güvenli yolu takip ederken kayboldu ve araçlar tarafından kurtarılmayı bekledi. Bunda bence 2 etken vardı: a) Yeni yolların haritalara işlenmemiş olması, b) parkur hazırlandıktan sonra bir sporcunun denetimli şekilde parkuru test etmemiş olması. Eğer test edilmiş olsaydı, parkurun belli noktalarında bazı takımların -oryantiringlerinden şüphe edilemeyecek takımlar dahil- kaybolması önlenirdi.
4) Parkurda son dakikaya kadar değişiklikler yaşandı. Öyle ki, yarıştan hemen 1-2 saat öncesinde nasıl yapılacağı anlatılan firefox geçişi, firefox'a vardığımızda -ki bu da starttan yaklaşık 45 dk sonra idi- değişmişti! İlk önce firefox sonra oryantiring yerine, önce oryantiring sonra firefox geçişi yapıldı. Bizim katılmadığımız dağcılık etaplarındaki kısaltma ve iptaller de kulağımıza çalındı. Bunlar, kanımızca, aylar öncesinden hazırlanan bir parkurda olmaması gereken iptaller.
5) Sporcular olarak, şov amaçlı kullanıldığımız izlenimi yaratıldı. Kürtün MY, Kürtün Su Sporları Festivali dahilinde veya ona eklenen bir etkinlik olarak sunulmuştu. O yüzden varış da o şenliğe göre ayarlanmıştı. Ve bize aksettirilen, ne olursa olsun bütün takımların finish çizgisinden geçmesi ve halk tarafından alkışlanmasıydı. Görsel olarak bu konuda bir sorun olmasa da, düşünsel açıdan bir MY'ye katılmaktan çok bir şovun parçası haline getirildiğimiz izlenimi oluştu. Halbuki Yolgezer Kardeşliği olarak amacımız her zaman, doğayla bütünleşmiş şekilde ilerlemek ve parkuru bitirmek oldu. Bu düşünceyi bir şov veya birincilik hırsıyla saptırmayı hiçbir zaman düşünmedik. Hatta bundan bilinçli ve dikkatli şekilde kaçındık. Bundan sonra da bu şekilde davranmaya devam edeceğiz.
6) Yukarıda bahsettiğim sorun, başka bir sorun daha doğurdu. Bütün takımların bitirmesi gerektiği düşüncesi nedeniyle, yorulan veya başka nedenlerle ilerleyemeyen takımlar bazı noktalardan alınıp, ileriki noktalara ulaştırıldı veya bazı PC'leri pas geçmeleri sağlandı. Bunun karşılığında ceza almaları söz konusuydu ancak zaten takım sayısı az olduğu için bu cezaların maddi sonucunun olması mümkün değildi. Yani fiiliyatta hiçbir şey değişmiyordu. Burada aklımıza "bir macera yarışını bitirmek nedir?" sorusu geliyor. Böyle devam etseydik, gerçekten bu MY'yi bitirmiş sayılır mıydık? Bizce hayır. Belirlenen parkuru bitiremedikten sonra yarışmanın da anlamı yoktu. Bu yüzden bırakma kararı aldık.
Peki bu yarıştan neler öğrendik?
1) Hala fiziksel açıdan çok güçsüz bir takımız. Fiziksel kapasitemizi artırmak için çok ve daha ağır idmanlar yapmalıyız.
2) MY organize etmek çok zor bir şey.
3) Kürtün şahane bir yer. Dağlar çok görkemli, her yerinden dünyanın en güzel suyu fışkırıyor.
Orada bulunduğumuz süre içerisinde bize yardımcı olan, sorunlarımızı çözmeye çalışan, organizasyon için emek veren herkese, ama özellikle Faruk, Utkuer, Neval ve Tuğba'ya, yemeklerimizi yapan mutfak ekibine ve çekimleri yaparken bizi de motive etmeyi unutmayan kamera ekibine ve özellikle Emre'ye teşekkürler.
Gelecek yarışlarda 'daha uzun süre' görüşmek dileğiyle :)
Serkan
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Merhaba Yolgezer Kardeşleri!
Kürtün 2008 yazınızı ancak okuyabildim. Ellerinize Sağlık, güzel yazmışsınız.
Daha ilk paragrafta yıkıldım... bırakmışsınız. Sağlık Olsun. Bol bol tecrübe kazandığınız ve sonraki yarışlarda bunları büyük oranda gidereceksiniz. Buna eminim.
Dağlardan ve sulardan bahsedip Kürtün hakkındaki merakımı kat ve kat artırdınız. İlk fırsatta gider, görürüm İnşallah.
Önünüzdeki Yarışlarda Başarılar Dilerim.
Özgür!
çok teşekkürler özgür,
kürtün gerçekten gidilip görülesi bir yer. zorlu ama bir o kadar da güzel bir doğa. ispanyol yarışçılardan birinin dediği gibi vahşi yaşamı çok yakından hissediyorsun.
umarım yeniaya katılıyorsunuzdur ve orada görüşürüz.
serkan
Yorum Gönder